ISSN : 1300-2945
eISSN : 1308-9889
Özet - Ektodermal Displazili Hastaların Klinik ve İmmunolojik Özellikleri
Hülya Köse, Akçahan Akalın

Hülya Köse, Diyarbakır Çocuk Hastanesi. Çocuk Alerji ve İmmunoloji Bölümü, Diyarbakır, Türkiye e-mail: hulyaas@yahoo.com

Clinical and Immunological Features of Patients with Ectodermal Dysplasia

Abstract

Introduction: Ectodermal dysplasia (ED) refers to a group of conditions that affect tissues and organs originating from the ectoderm. These dysplasias are classified into three categories: hydrotic, anhidrotic, and hypohidrotic. Hypohidrotic ectodermal dysplasia (HED) is primarily characterized by two main features: hypohidrosis, which is a reduced ability to sweat, or anhidrosis, which is the complete absence of sweating. Other symptoms include hypotrichosis, or sparse hair, and hypodontia, which refers to missing or abnormal teeth. X-linked hypohidrotic ectodermal dysplasia (XLHED) is predominantly inherited as an X-linked disorder in about two-thirds of cases, while the rest may follow autosomal recessive or dominant patterns. XLHED results from variants in the EDA gene, a member of the tumor necrosis factor (TNF)-related ligand family, which encodes the transmembrane protein ectodysplasia. Other forms of ectodermal dysplasia can be attributed to variants in the EDAR gene (ectodysplasin receptor), the EDAR-associated death domain gene (EDARADD), and the WNT10A gene. Incontinentia pigmenti (IP) is caused by loss-of-function mutations in the IKBKG gene. Patients with this condition may exhibit a wide range of immune disorders, including natural killer cell dysfunction, hypogammaglobulinemia, and hyper IgM syndrome.

Method: Genomic DNA was isolated from peripheral blood samples taken from the patients. The Next Generation DNA Sequencing Analysis (NGA) method was used in the study. ClinVar (http://www.ncbi.nlm.nih.gov/clinvar/)(Landrum et al. 2014), The Human Gene Mutation Database (HGMD) (http://www.hgmd.cf.ac.uk/ac/index.php, ExAc (http://exac.broadinstitute.org/) databases were used to evaluate the variants. Pathogenicity classification of all identified variants was classified according to the “American College of Medical Genetics Standards and Genomics (ACMG) Guideline”. Ig G, A, M values were studied by nephelometric method and lymphocyte subgroups were analyzed by flow cytometry.

Results: This paper presents the clinical and immunological features of seven patients: six with ectodermal dysplasia (ED) and one with incontinentia pigmenti. The weight and height percentiles of cases 1, 3, 4, 5, and 7 were below those of their peers. All patients exhibited decreased sweating. Total alopecia was observed in cases 1, 4, and 7. cases 5 and 6 experienced febrile convulsions due to hyperthermia resulting from their inability to sweat. Cases 2 and 3 demonstrated academic delays, while cases 5, 6, and 7 exhibited neuromotor developmental delays. Case 4 had attention deficit hyperactivity disorder. Our patient with incontinentia pigmenti is receiving intravenous immunoglobulin (IVIG) treatment due to panhypogammaglobulinemia.

Conclusion: Ectodermal dysplasia should be considered in the differential diagnosis for patients with recurrent fever episodes during childhood, along with nail and hair issues, decreased sweating, dental anomalies, and potential immunodeficiency.

Keywords: Ectodermal dysplasia, immunodeficiency, inkontinensia pigmenti.               

Ektodermal Displazili Hastaların Klinik ve İmmunolojik Özellikleri   

Öz

Giriş: Ektodermal displazi (ED) ektodermal orjinli doku ve organları etkileyen bir belirtiler grubudur. Ektodermal displaziler hidrotik ve anhidrotik hipohidrotik olarak üçe ayrılırlar. Hipohidrotik ektodermal displazi (HED), öncelikle hipohidroz (terleme yeteneğinin azalması) veya anhidroz (terleme yeteneğinin olmaması), hipotrikoz (seyrek saç) ve hipodonti (eksik ve anormal dişler) ile karakterize edilir. Vakaların yaklaşık üçte ikisinde XLHED (X’ e bağlı hipohidrotik ektodermal displazi) X'e bağlı bir bozukluk olarak kalıtılır ve vakaların geri kalanı otozomal resesif veya otozomal dominant kalıtım gösterir. XLHED’e tümör nekroz faktörü (TNF) ile ilişkili ligand ailesinin bir üyesi olan ve transmembran proteini ektodisplazini kodlayan EDA genindeki varyantlar neden olur. Diğer formlar ektodisplazin reseptör geni EDAR, EDAR ile ilişkili ölüm alanı geni EDARADD ve WNT10A'daki varyantlardan kaynaklanmaktadır. İnkontinentia pigmenti (IP), IKBKG genindeki fonksiyon kaybı mutasyonlarından kaynaklanır, hastalarda doğal öldürücü hücre fonksiyon bozukluğu, hipogamaglobulinemi ve hiperimmünglobülin M sendromu dahil olmak üzere çok çeşitli bağışıklık bozuklukları tanımlanmıştır.

Yöntemler: Hastalardan genomik DNA izolasyonu alınan periferik kan örneklerinden gerçekleştirildi. Çalışmada Yeni Nesil DNA Dizi Analizi (YND) yöntemi kullanıldı. Varyantları değerlendirmek için ClinVar (http://www.ncbi.nlm.nih.gov/clinvar/)(Landrum et al. 2014), The Human Gene Mutation Database (HGMD) (http://www.hgmd.cf.ac.uk/ac/index.php, ExAc (http://exac.broadinstitute.org/) veri tabanları kullanılmıştır. Tanımlanan tüm varyantların patojenisite sınıflandırması “American College of Medical Genetics Standards and Genomics (ACMG) Guideline’a göre sınıflandırılmıştır Ig G, A, M değerleri nefelometrik yöntemle ve lenfosit alt grupları flow sitometri ile çalışıldı.

Bulgular: Bu makalede altı ED, 1 inkontinensia pigmenti olmak üzere yedi hastamızın klinik ve immünolojik özelliklerini sunduk. Olgu 1,3,4,5 ve 7’nin ağırlık ve boy persentilleri yaşıtlarına göre geri idi. Olgularımızın hepsinde terleme azlığı mevcuttu. Olgularımızdan 1,4 ve 7’de total alopesi saptandı. Olgu 5,6 anhidroza bağlı hipertermi nedeniyle febril konvülsiyon geçirmişlerdi. Olgu 2,3’ de okul başarısında gerilik, olgu 5,6,7’de nöromotor gelişim geriliği, olgu 4’ de ise dikkat eksikliği hiperaktivite saptandı. IP’li hastamız panhipogammaglobulinemi nedeniyle İVİG (intravenöz immunglobulin) tedavisi almaktadır.

Sonuç: Çocukluk çağında tekrarlayan ateş epizodları, tırnak ve saç problemleri, terlemede azalma ve dental anomalileri olan hastalarda ektodermal displazi ayırıcı tanıda düşünülmeli, immün yetmezlik açısından tetkik edilmelidir.

Anahtar kelimeler:Ektodermal displazi, immün yetmezlik, inkontinensia pigmenti                      

Dicle Med J  2025; 52 (1): 135-143

Doi: 10.5798/dicletip.1657560

Cilt 52, Sayı 1 (2025)