Seda Çevik, Uğur Altaş, Halil Alkaya, Mehmet Yaşar Özkars
Seda Cevik, Department of Pediatric Allergy and Immunology, Umraniye Training and Research Hospital, University of Health Sciences, Istanbul, Turkey e-mail: drsedacevik@hotmail.com
Retrospective Evaluation of Patients Undergoing Drug Provocation Tests
Abstract
Objective: This study aims to evaluate the demographic characteristics of patients presenting with suspected drug allergies, identify the implicated drugs, classify the types of reactions observed, and assess the contribution of drug provocation tests in diagnosis.
Methods: A total of 47 patients who underwent drug provocation tests between January 2023 and December 2024 were retrospectively analyzed. Data on age, gender, suspected drugs, symptoms, onset time, and comorbidities were collected. Provocation tests were conducted in a controlled hospital setting, and necessary medical interventions were performed for positive reactions.
Results: Of the patients, 59.57% were female and 40.43% were male, with a mean age of 111.68 months. Antibiotics (61.70%) and NSAIDs (Non-Steroidal Anti-inflammatory Drugs) (23.40%) were the most implicated drug groups. Beta-lactam antibiotics were identified as the leading drug group. Among reactions, maculopapular rash (31.48%) and angioedema (27.78%) were the most common symptoms. Early reactions (48.33%) were observed more frequently, while delayed reactions accounted for 41.67%.
Conclusion: Drug provocation tests are reliable tools for evaluating low-risk drug allergy probabilities and preventing unnecessary labeling of allergies. This study provides valuable insights into the management and treatment of drug allergies in children.
Keywords: Drug hypersensitivity, drug provocation test, maculopapular rash, Urticaria
İlaç Provakasyon Testi Yapılan Hastaların Retrospektif Değerlendirilmesi
Öz
Amaç: Bu çalışma, ilaç alerjisi şüphesiyle kliniğimize başvuran hastaların demografik özelliklerini değerlendirmeyi, sorumlu ilaçları belirlemeyi, gözlemlenen reaksiyon türlerini sınıflandırmayı ve ilaç provokasyon testlerinin tanıya katkısını analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Yöntemler: Ocak 2023-Aralık 2024 tarihleri arasında ilaç alerjisi şüphesiyle başvuran ve ilaç provokasyon testi yapılan 47 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların yaş, cinsiyet, şüpheli ilaç, semptomlar, başlangıç zamanı ve eşlik eden hastalıklar gibi verileri kaydedildi. Provokasyon testleri kontrollü bir hastane ortamında gerçekleştirildi ve test pozitif bulunduğunda gerekli tıbbi müdahaleler yapıldı.
Bulgular: Hastaların %59,57’si kadın ve %40,43’ü erkek olup, yaş ortalaması 111,68 aydı. Şüpheli ilaç grupları arasında antibiyotikler (%61,70) ve NSAID’ler (Non-Steroid Anti enflamatuvar İlaçlar) (%23,40) öne çıktı. Beta-laktam antibiyotikler, en sık şüpheli ilaç grubu olarak belirlendi. Reaksiyonlar arasında makülopapüler döküntü (%31,48) ve anjiyoödem (%27,78) en yaygın görülen semptomlardı. Şüpheli ilaçlara karşı erken reaksiyonlar (%48,33) daha sık gözlemlenirken, geç reaksiyon oranı %41,67 olarak saptandı.
Sonuç: İlaç provokasyon testleri, düşük riskli ilaç alerjisi olasılıklarının değerlendirilmesinde ve yanlış alerji etiketlemesini önlemede güvenilir bir araçtır. Bu çalışma, çocuklarda ilaç alerjisinin yönetimi ve tedavisi için önemli veriler sunmaktadır.
Anahtar kelimeler: ilaç aşırı duyarlılığı, ilaç provakasyon testi, makülopapüler döküntü, ürtiker.
Dicle Med J 2025; 52 (1): 63-70
Doi: 10.5798/dicletip.1657352
Volume 52, Number 1 (2025)
|