ISSN : 1300-2945
eISSN : 1308-9889
Abstract - Evaluation of solitary pulmonary nodules: Diagnostic value of F-18 FDG PET/CT in the differential diagnosis of malignant lesions
Sibel Uçak Semirgin, Nilüfer Bıçakcı

Sibel Uçak Semirgin, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Nükleer Tıp Anabilim Dalı, 0. Kat Kurupelit/Samsun, Türkiye e-mail: sibelucak@yahoo.com

Abstract

Objective: The differential diagnosis of malign and benign lesions is very important for the accurate determination of the treatment approach in solitary pulmonary nodules. Fluorine-18 fluorodeoxyglucose (F-18 FDG) PET/CT is an imaging method that provides significant contribution to lesion characterization by providing morphological and metabolic information together. In our study, we aimed to research the contribution of F-18 FDG PET/CT to the differential diagnosis of malignant lesions in solitary pulmonary nodules.

Methods: Fifty-four patients who had solitary pulmonary nodule with maximal axial diameter of 1-3 cm on computed tomography and underwent F-18 FDG PET/CT for nodule characterization were retrospectively evaluated. All patients had histopathological diagnosis. Maximum axial diameters and maximum standardized uptake values (maxSUV) of nodules were determined and compared with histopathological diagnoses. Assuming a threshold of 2.5 for maxSUV (benign <2.5 and malignant ≥2.5), the findings of lesions were evaluated and the diagnostic value of F-18 FDG PET/CT in the detection of malignant lesions was researched. Results: The mean age of 54 patients included in the study (42 males, 12 females) was (±sd) 61±11 years. Malign and benign histopathological findings were detected in 38/54 (70.4%) and 16/54 (29.6%) patients respectively. The most common diagnoses in patients with malignant lesions were adenocarcinoma (14/38 patients, 36.8%) and in patients with benign lesions chronic nonspecific inflammation (7/16 patients, 43.8%) and necrotizing granulomatous inflammation (6/16 patients, 37.5%). In two patients with malignancy, maxSUV was below the threshold value; one patient had squamous cell carcinoma and the other had carcinoid tumor. In 8/16 patients (50.0%) diagnosed with benign lesions, the maxSUV was above the threshold; 4 of these patients had chronic nonspecific inflammation, 3 had necrotizing granulomatous inflammation and 1 had aspergillosis. There was no statistically significant difference between the median axial diameters of benign and malignant lesions, whereas maxSUV were significantly higher in malignant lesions (p = 0.001). If the threshold value for maxSUV was accepted as 2.5, the sensitivity and specificity of F-18 FDG PET/CT were95.1% and 50.0% respectively, in the detection of malignant lesions.

Conclusion: The data obtained from our study suggest that F-18 FDG PET/CT is a high-sensitivity imaging method for the differential diagnosis of solitary pulmonary nodules with an axial diameter of greater than 1 cm. The specificity is relatively low. The most common false positive findings are chronic inflammations and granulomatous lesions. Due to the fact that tuberculosis infection is still frequently encountered in our country, it is necessary to pay special attention to the clinical findings of the patients for differential diagnosis. In some low grade lesions, it should be taken into consideration that F-18 FDG PET/CT may give false negative results.

Keywords: Pulmonary nodule, FDG, PET/CT, tuberculosis.

 

Soliter Pulmoner Nodüllerin Değerlendirilmesi: Malign Lezyonların Ayırıcı Tanısında F-18 FDG PET/BT’ Nin Tanısal Değeri

  Öz

Amaç: Soliter pulmoner nodüllerde tedavi yaklaşımının doğru şekilde belirlenmesi açısından malign - benign lezyon ayırıcı tanısının yapılması oldukça önemlidir. Flor-18 florodeoksiglukoz (F-18 FDG) PET/BT, morfolojik ve metabolik bilgiyi bir arada sunarak lezyon karakterizasyonuna önemli katkı sağlayan bir görüntüleme yöntemidir. Çalışmamızda, soliter pulmoner nodüllerde F-18 FDG PET/BT yönteminin malign lezyon ayırıcı tanısına katkısının araştırılması amaçlanmıştır.

Yöntemler: Bilgisayarlı tomografide maksimum aksiyel çapı 1-3 cm arasında soliter pulmoner nodül saptanan, nodül karakterizasyonu amacı ile F-18 FDG PET/BT tetkiki uygulanan 54 hastaya ait bulgular retrospektif olarak değerlendirildi. Tüm hastaların histopatolojik tanıları mevcuttu. Nodüllerin maksimum aksiyel çapları ve maksimum standardize tutulum değerleri (maksSTD) belirlenerek histopatolojik son tanılar ile karşılaştırıldı. MaksSTD için 2,5 eşik değer olarak kabul edildiğinde (benign <2,5 ve malign ≥2,5) lezyonlardaki bulgular değerlendirildi ve F-18 FDG PET/BT tetkikinin malign lezyon tespitindeki tanısal değeri araştırıldı.

Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 54 hastanın (42 erkek, 12 kadın) yaş ortalaması (±ss) 61±11 idi. Histopatolojik olarak 38 hastada malign (%70,4), 16 hastada benign (%29,6) bulgular saptandı. Malign lezyon saptanan hastalarda en sık tanı adenokarsinom (14/38 hasta, %36,8), benign lezyon saptananlarda ise sırasıyla kronik nonspesifik inflamasyon (7/16 hasta, %43,8) ve nekrotizan granülomatöz inflamasyon (6/16 hasta,%37,5) olarak belirlendi. MaksSTD eşik değerinin altında tutulum izlenen malign lezyon tanılı hastaların birisinde skuamöz hücreli karsinom ve diğerinde karsinoid tümör tespit edildi. Benign lezyon tanısı olan 8/16 hastada (%50,0) maksSTD eşik değerin üzerinde idi; bu hastaların 4’ ünde kronik nonspesifik inflamasyon, 3’ünde nekrotizan granülomatöz inflamasyon ve 1’inde aspergilloz mevcuttu. Benign ve malign lezyonların medyan aksiyel çapları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmezken, maksSTD değerleri malign lezyonlarda anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p=0,001). MaksSTD için eşik değer 2,5 olarak kabul edildiğinde malign lezyonların tespitinde F-18 FDG PET-BT tetkikinin duyarlılığı %95,1 ve özgüllüğü %50,0 olarak belirlendi.

Sonuç: Çalışmamızdan elde edilen veriler, F-18 FDG PET/BT’ nin aksiyel çapı 1 cm’den büyük soliter pulmoner nodüllerde benign-malign lezyon ayrımı için yüksek duyarlılığa sahip bir görüntüleme yöntemi olduğu yönündedir. Tetkikin özgüllüğü göreceli düşüktür. En sık yanlış pozitif bulgu veren durumlar kronik inflamasyonlar ve granülomatöz lezyonlardır. Ülkemizde halen sıklıkla karşılaşılması nedeni ile özellikle tüberküloz enfeksiyonu açısından ayırıcı tanı için hastaların klinik bulgularına özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir. Düşük grade’li bazı malign lezyonlarda da tetkikin yanlış negatif sonuçlar verebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Anahtar kelimeler: Pulmoner nodül, FDG, PET/BT, tüberküloz

Dicle Med J  2020; 47 (1): 194-201

Doi: 10.5798/dicletip.706135

Volume 47, Number 1 (2020)